B2b Firmalar için Google Ads mi, Meta mı?

B2b dijital reklam kararı çoğu üretici firmada aynı soruyla başlıyor. Bütçeyi Google’a mı ayıralım, sosyal medya reklamlarına mı?

Soru mantıklı ama eksik. İki platform aynı işi yapmıyor, dolayısıyla birbirinin alternatifi de değiller.

Google talebi yakalar, sosyal medya talebi oluşturur. Hangisine ağırlık vereceğiniz, ürününüzün nasıl arandığına bağlı.

Google’ın gücü niyet üzerine kurulu. Biri arama kutusuna yazıyorsa, o ürüne veya çözüme zaten ihtiyaç duyuyor demektir.

Standart, tanımlı ve adı bilinen ürünlerde bu büyük avantaj. Kablo kanalı, homojenizatör, lamine cam, paletleme makinesi gibi ürünlerde alıcı ne aradığını bilir ve arar.

Teklif talebi toplamak isteyen firmalar için de doğru kanal. Arama reklamlarından gelen talepler genellikle daha ileri aşamada, çünkü kullanıcı araştırmasını zaten başlatmış oluyor.

İhracat tarafında da Google öne çıkıyor. Yurt dışındaki bir satın almacı tedarikçi ararken ilk hamlesini arama motorunda yapıyor ve dil bazlı kampanyalarla bu trafiği hedeflemek mümkün.

Google tarafında nereye dikkat etmeli?

Tek risk maliyet. Rekabetin yüksek olduğu sanayi kelimelerinde tıklama başı maliyetler ciddi tutarlara çıkabiliyor.

Bu yüzden genel kelimeler yerine ürün ve uygulama bazlı uzun kuyruk sorgular daha verimli çalışır. “Makine” değil, ürünün teknik adı ve kullanım alanı hedeflenmeli.

Dijital reklam yönetimi

Ürün grubunuz için hangi kanalın öncelikli olduğunu birlikte belirleyelim.

Hizmetimizi inceleyin

Meta reklamları b2b tarafında işe yarar mı?

Yarıyor, ama farklı bir işe. Meta tarafında kimse tedarikçi aramıyor; oraya reklam vermek talebi yakalamak değil, görünür olmak anlamına geliyor.

Yeni bir ürün çıkardıysanız, pazarda tanınmıyorsanız veya alıcının aramayı bile düşünmediği bir çözüm sunuyorsanız burası doğru yer.

Fuar öncesi ve sonrası dönemlerde de güçlü çalışıyor. Sektördeki karar vericilere fuar öncesi görünmek, standınıza gelen ziyaretçi sayısını doğrudan etkiliyor.

Bir diğer güçlü kullanım alanı yeniden pazarlama. Sitenizi ziyaret etmiş ama form doldurmamış kişilere ulaşmanın en ekonomik yolu genelde bu taraftan geçiyor.

Meta tarafında nereye dikkat etmeli?

Beklentiyi doğru kurmak gerekiyor. Buradan gelen talepler genellikle daha erken aşamada olur ve satışa dönüşmesi daha uzun sürer.

Doğrudan teklif talebi beklemek yerine, içerik indirme, katalog talebi veya fuar randevusu gibi ara adımlar kurgulamak daha gerçekçi.

Hangi durumda hangi kanal?

DurumÖncelikli kanalNedeni
Ürünün bilinen bir adı varGoogle AdsAlıcı ürünü adıyla arıyor, talep hazır
Yeni veya alışılmadık ürünMetaArama hacmi yok, talebin oluşturulması gerekiyor
İhracat pazarı hedefleniyorGoogle AdsYurt dışı alıcı tedarikçi araştırmasını aramayla yapıyor
Fuar dönemiMetaHedef kitleye kısa sürede yüksek frekansla ulaşma
Siteyi ziyaret edip ayrılanlarMetaYeniden pazarlama maliyeti belirgin şekilde düşük
Bütçe sınırlı ve talep acilGoogle AdsHazır talebi yakalamak daha kısa sürede dönüş veriyor

Linkedin’i neden ayrı değerlendirmek gerekiyor?

Unvan ve sektör bazlı hedefleme yapabildiğiniz tek büyük platform burası. Satın alma müdürü, üretim müdürü veya teknik direktör düzeyinde hedefleme yapmak istiyorsanız alternatifi yok.

Karşılığında tıklama maliyetleri diğer iki platformdan belirgin şekilde yüksek. Bu yüzden geniş kampanyalar yerine dar ve net hedeflenmiş kampanyalar için uygun.

Pratik yaklaşım şu: ana bütçeyi Google ve Meta arasında dağıtıp, Linkedin’i belirli bir kampanya veya belirli bir karar verici grubu için ayrı kullanmak.

Bütçe kanallar arasında nasıl dağıtılmalı?

Doğru dağılım firmanın bulunduğu aşamaya göre değişiyor, ancak başlangıç için makul bir çerçeve var.

Ürünü aranan, tanınan bir firmaysanız ağırlık Google’da olmalı. Bütçenin büyük kısmı arama kampanyalarına, kalanı yeniden pazarlamaya ayrılır.

Yeni bir pazara giriyorsanız veya ürününüz henüz aranmıyorsa denge tersine döner. Önce görünürlük kurulur, arama hacmi oluştukça bütçe Google tarafına kaydırılır.

Her iki durumda da yeniden pazarlamaya mutlaka pay ayrılmalı. B2b satın alma süreçleri uzun olduğu için, ilk ziyarette karar veren alıcı neredeyse yok.

Mevcut kampanyalarınızın nerede kaybettiğini ücretsiz inceleyelim.

Bize ulaşın

Reklam bütçesi hangi durumlarda boşa gider?

  • Reklamın açılış sayfası ana sayfa olduğunda, kullanıcı aradığı ürünü kendi bulmak zorunda kalır
  • Dönüşüm takibi kurulmadığında hangi kampanyanın talep getirdiği bilinemez
  • Arama kampanyalarında negatif kelime listesi yoksa bütçe alakasız sorgulara akar
  • Formlar uzun ve karmaşıksa tıklama gelir ama talep gelmez
  • Kampanya ilk iki haftada kapatılırsa platform öğrenme sürecini tamamlayamaz
  • Tek bir görsel ve tek bir metinle ilerlendiğinde hangi mesajın çalıştığı ölçülemez

Bu altı maddenin içinde en pahalıya mal olan ikincisi. Dönüşüm takibi olmayan bir hesapta, aylarca harcanan bütçenin karşılığını değerlendirmek mümkün değil.

Bir üreticide kanal dağılımını nasıl değiştirdik?

İhracat yapan bir üretici firmada tüm reklam bütçesi sosyal medya tarafına ayrılmıştı. Etkileşim iyiydi, gelen mesaj sayısı yüksekti ancak teklif talebine dönüşen neredeyse yoktu.

İncelediğimizde sorunun kanalda olduğunu gördük. Ürün, adı bilinen ve düzenli aranan bir sanayi ürünüydü; yani hazır talep vardı ve bu talep hiç hedeflenmiyordu.

Bütçenin ağırlığını arama kampanyalarına kaydırdık. Her ürün grubu için ayrı kampanya kurduk ve reklamları ana sayfaya değil, ilgili ürün sayfasına yönlendirdik.

Sosyal medya tarafını ise yeniden pazarlama ve fuar dönemi görünürlüğü için tuttuk. Toplam bütçe değişmedi, gelen taleplerin niteliği değişti.

Reklam ve site birlikte çalışmadığında ne olur?

Reklam tarafındaki en yaygın hata, sorunu kampanyada aramak. Oysa tıklama geliyor ama talep gelmiyorsa mesele çoğu zaman açılış sayfasındadır.

Ürün sayfası yoksa, sayfa yavaşsa veya iletişim yolu belirsizse hiçbir kampanya bunu telafi edemez. Reklam trafiği yalnızca mevcut sitenin performansını büyütür.

Bu yüzden reklam yatırımı öncesinde açılış sayfalarının hazır olması gerekir. Site tarafında eksik varsa web tasarım tarafını reklam kurulumuyla birlikte ele almak daha doğru bir sıralama.

Uzun vadede ise reklam bütçesini azaltmanın tek yolu organik görünürlük kurmak. Arama tarafında kalıcı sıralama elde eden firmalar, aynı talebi reklam vermeden almaya başlıyor; bu yüzden seo çalışmasını reklamla paralel yürütmek en verimli model.

Reklam yönetiminin yanında kreatif üretim ve marka iletişimi de gerekiyorsa izmir reklam ajansı hizmetimiz bu kalemleri tek strateji altında topluyor.

Sık sorulan sorular

B2b dijital reklam için minimum bütçe var mı?

Platformların zorunlu bir alt sınırı yok, ancak çok düşük bütçelerde kampanyalar öğrenme aşamasını tamamlayamıyor. Belirleyici olan tutarın büyüklüğü değil, belirli bir süre kesintisiz devam edebilmesi.

Sonuçlar ne kadar sürede görülür?

Arama kampanyalarında ilk talepler birkaç hafta içinde gelebilir. Görünürlük odaklı kampanyalarda ise etkinin ölçülebilmesi için daha uzun bir dönem gerekir.

Ürünümüz çok teknik, reklam işe yarar mı?

Teknik ürünlerde reklam genellikle daha verimli çalışır, çünkü rekabet düşük ve arayan kişi tam olarak ne istediğini bilir. Kritik nokta doğru teknik terimleri hedeflemek.

Reklamları kendimiz yönetebilir miyiz?

Yönetebilirsiniz, ancak dönüşüm takibi, negatif kelime yönetimi ve kampanya yapısı doğru kurulmazsa bütçenin önemli kısmı verimsiz harcanır. İlk kurulumu uzmanla yapıp yönetimi devralmak makul bir orta yol.

Fuar dönemlerinde bütçeyi artırmalı mıyız?

Evet, fuar öncesi dönem b2b tarafında en verimli zamanlardan biri. Sektörün aynı anda o konuya odaklandığı bir pencere oluşuyor.

You See Creative

Reklam bütçenizi doğru kanala yönlendirelim, talebin niteliğini birlikte yükseltelim.

Teklif alın

Konuşalım